Batı Karadeniz’in İncisi Amasra

Amasra için, Lala Lala çeşm-i cihan (dünyanın gözbebeği) bu mu ola, demiş Fatih Sultan Mehmet Lalasına. Bu hafta sonu gezimi tarihi ve doğa güzellikleriyle Karadeniz’in orta kısmında keşfedilmeyi bekleyen mavi ve yeşil rengiyle cenneti anımsatan Amasra’ya yaptım. Bartın’a 16 kilometre uzaklıktaki bu şirin ilçe bize tarihi ve doğa güzelliklerini cömert bir şekilde göstermektedir. Bartın’dan eski garajdan her yarım saatte bir kalkan minibüsler 4,50 TL karşılığında Amasra şehir merkezine kadar getirmektedir.

Kışın 08:30- 20:00 yazın ise 07:30-24:00 arası minibüs seferleri olmaktadır. Araçla gelecekler için önerim şehrin doğu ve batı olmak üzere iki girişi vardır. Doğu tarafı tünel ile şehre girişi sağlanmakta, batı girişi ise şehri kuşbakışı izleyeceğiniz nefis manzaralar sunmaktadır. Pazar sabahı ilk minibüse binerek Amasra’ya yola çıktım. Şehrin 4 kilometre kadar gerisinde yol boyunda Kuşkaya yol anıtını görmek için indim. Yolun sağında kayalıklara ahşap merdivenden yaklaşık 2-3 dakikalık bir yürüyüşle varmak mümkün. Karşınızda tahmini 5 metre yüksekliğinde kayalara oyulmuş kral heykeli ve Roma imparatorluğunun sembolü kartalı göreceksiniz, fakat başları maalesef günümüze kadar ulaşamamış. Yinede kayalara oyulmuş anıt göz kamaştırıcıdır. Fotoğrafladıktan sonra 1 kilometre yürüyerek o muhteşem manzara Amasra karşımdaydı.

Adres çok basit arkeoloji müzesinin hemen dibi. Harika bir köy kahvaltısı ile güne güzel başlamamak mümkün değil. Serpme olarak servis edilen köy kahvaltısı için 15 TL ödedim, kesinlikle tavsiye ederim. Hemen dibine gelmişken arkeoloji müzesini ziyaret etmek istedim fakat tadilat nedeniyle kapalıydı. Vay arkadaş bende de ne şans nereye gitsem illa bir iki önemli yerde tadilat ile karşılaşıyorum. Cenevizliler ile ilgili bir çok eserin izlerini göremeyeceğim için üzgündüm doğrusu. Cenevizliler deyince şehir, Akdeniz’den Karadeniz’e tarihi Cenevizliler ticaret yolu kale ve sur yerleşimine sahip olduğu için Unesco dünya geçici miras listesinde yer almaktadır. Sahil kenarında manzara fotoğrafladıktan sonra ilk ziyaret eski bedesten kalıntıları. Sahile yaklaşık 1.5 kilometre uzaklıktaki bedesten kalıntıları yürüyüş mesafesindedir.

Ms.1. yüzyıl sonlarında yapıldığı tahmin edilen bedesten ticari amaçla kullanıldığı düşünülmektedir. Etrafındaki çöp ve hafriyat atıkları ise tarihi eserlere olan özensizliğimizi bana bir kere daha hissettirdi. Buradan şehir merkezine yöneldim, deniz kenarında rahmetli Barış Akarsu parkını gördüm, elinde gitarı klasik pozuyla… Amasra denilince akla gelen ilk değerlerden rahmetli Barış Akarsu, nur içinde yatsın. Buradan tüm tarihi eserlerin bir arada olduğu surların iç kısmına geçtim. Sabahın erken saatlerine rağmen çekiciler çarşısı kurulmuş, tezgahlarda ağaçtan yapılmış hediyelikler sergilenmiş müşterilerini bekliyordu. Yeni yılın ilk gezisi cennet Amasra’ya denk gelmesi harika bir duyguydu. Ben mavi ile yeşilin uyumuyla cenneti anımsatan bu ilçeyi çok sevdim. Ayrıca bu güzel yeri sakin zamanında keyfini alarak keşfetmenin mutluluğunu yaşadım. Çarşıdan kemere köprüsünün olduğu kısma geldim. Kemere köprüsü Boztepe’deki Sorma gir kalesini Amasra’daki zindan kalesine bağlayan tek gözlü bir köprüdür.

Yüzyıllardır hala ayakta kalması ve üzerinde yürümek inanılmaz keyifliydi. Köprünün üzerinde kalenin giriş kapısından geçtikten sonra Boztepe’ye doğru yol aldım, şehri birden buradan kuşbakışı görmek ve fotoğraflamak istiyordum. Yokuş yukarı giderek önce ağlayan ağaç fasfatasının olduğu yere geldim. Ağaç sadece sisli havalarda dallarından su damlatıyormuş. Öyle dileklik falan birşeylerin söz konusu yok dedi yıllardır aynı yerde çay bahçesi işleten abi. Öyle ya “birisi atmasın ortaya bir söz ondan medet ummaya çalışan insanlarımız varya neyse… “ Buradan Karadeniz ve hemen önümdeki tavşan adası harika gözüküyordu. Ağlayan ağacın önündeki yol sizi tarihi 150 yılı aşkın olan Amasra deniz fenerine çıkaracak. Burada oturun bir kayalık üzerine , yada çimlerin üzerine iki seksen uzanın şöyle doya doya Karadenizi ve cennet Amasra’yı izleyin. Ben kayalıkların en ucuna giderek şehri ve mavi ile yeşilin uyumunu fotoğrafladım. Buradan karşı taraftaki zindan kalesine geçerek önce şu meşhur Amasya salatasını tatma zamanı. Amasra’nın en meşhuru Mustafa amcanın yerine geldim. Resimdeki gibi kendime bir Amasra salatası söyledim. Arkadaş nasıl bir salatadır bu, içinde yok yok. Domates, salata, karalahana, turp, havuç, pancar, salata turşusu, marul, roka, dereotu, maydanoz, göbek marul …….. valla yoruldum 🙂 toplamda 20’nin üzerinde mevsim bitkisi koyuyorlamış.

Gerçekten böyle leziz bir salata yememiştim. Mutlaka denemenizi öneririm. Küçük bir hatırlatma yapayım salata yiyecekseniz balığa yer kalmayabilir dikkatli olun derim. 1 kişilik salata 6.50 TL. Sabah kahvaltısını kuvvetli yaptığım için kalamar tava, Amasra salatası ve kola için 23 TL ödedim. Fiyatlar aşırı değil, mutlaka bu nezih mekana uğramanızı öneririm. Ayrıca balık sonrası balığın tazeliğini anlamanız için size “manda yoğurdu üzerine ballı ceviz dökülmüş “ tatlılarını ikram ediyorlar, tatmalısınız. Lokantanın hemen denizin önünde direkli kaya bulunmaktadır. Sütunun eski zamanda denizi aydınlattığı söylenmektedir. Şimdi yediklerimi eritme zamanı, hemen lokantanın önünden yürüyerek kalenin ana kapısından geçerek Fatih camine gittim.

Fatih cami 9. yüzyılda yapılmış Bizans kilisesinden, 1460 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye çevirmiş. Caminin bir diğer önemli özelliği ise cuma hutbelerinin kılıç çekilerek okutulması, gerçekten inanılmaz bir duygu. Ne mutlu yüzyıllardır bu gelenek hiç kaybolmamış. Camiden sonra Zindan kalesi içerisindeki taş ve dar sokaklarda yürümek keyifliydi. Tekrar şehir merkezine gelmeden çekiciler çarşısının hemen yanıbaşındaki organik reçel ve marmelatlarıyla ünlü Lütfiye’ye uğradım. Otantik bir taş ev görüntüsündeki bu harika yerde kahvenizi yudumlayabilir aynı zamanda marmelat ve reçel alabilirsiniz. Kesinlikle önerim kızılcık ve böğürtlen marmelatı, ayva reçelidir. Günü bitirmek üzereyim artık yolcu yoluna gerek. 2015 yılının ilk gezisini Amasra’da geçirmekten büyük aldım. Mavi ve yeşilin cenneti anımsatan görüntüsünle insanı mutlu ettiği kadar huzur verdiği yer Amasra. Tarihini fazlasıyla hissedeceğiniz, doğa ve deniziyle sizi büyüleyecek, müthiş salatasını deneyebileceğiniz, harika kıyılarında vakit geçirebileceğiniz Amasra sizleri bekliyor…

Keşfetmelisiniz.
Tüm Dünya ülkelerine herzaman bulabileceğiniz ucuz uçak biletleri Tickets.com.tr adresinde.