Kanlıova Bosna

Bosna savaşında bir ülkenin çiçekleri koparılırken tarih 11 Temmuz 1995’i gösteriyordu. Üzerinden tam 20 sene geçti hala acının izleri o günkü gibi taze. 2 sene önceydi yorgun ama mağrur Bosna ile tanışmam. Havaalanından taksi ile şehir merkezine doğru giderken camdan izlediğim manzara korkunçtu. Uzunca yıllar geçmesine rağmen binaların üzerinde mermi izleri hala vardı. Silinmemiş, yaşayan insanların yüzlerinde hala o acıyı görmek mümkün. Bosna kanlı çiçek ama bir gün baharı mutlaka görecek. Taksici abiye “burada ne oldu? diye sorduğumda aldığım cevap üzüntü vericiydi.

“Kardeş yaşlı genç, kadın erkek demeden canlara kıydılar, kadınlarımıza tecavüz ettiler. Bir çok insanımızı toprağa gömdüler, bu çok acı. Bugün bile hala toprak altından kimliksiz insan cesetleri çıkıyor ve hala çok insanımız kayıp.  Her sene bir çok insan tekrar teşhis edilip toprağa gömülüyor. Acılar işte o an tekrar artıyor, analar ağlıyor, kalpler burkuyor kardeşim. İnsanlık adına yüreğim işte o an acıdı. Yıllar öncesinde televizyondan gördüğüm görüntüler hala hafızamda taptazeydi. Şimdi bugün 20 yıl bitti, kaybolan hayatlar, yok olan canlar, ama hala kanlı bir çiçek gibi hala mağrur Bosna. Zaman geçsede hala acılarını, kaderlerini zorla yaşatılanlarına karşı isyanlarını 11 Temmuz günü tek yürek olup haykırıyorlar. Savaş bitse de acısı bir ömür sürecek, yürekler hep buruk kalacak.

Bugün ülkeye gittiğinizde “Unutma 1995 Srebsenitsa“ yazısını ve binalarda ki mermi izlerini her yerde göreceksiniz. Rahmetli Bilge Kral Alija İzetbegovic’in vasiyeti, unutmayın unutturmayın ki size yapılan katliamı herkes görsün. Şehri dolaşırken, mahallelerde birden karşınıza çıkan mezarlıklar sizi hüzünlendirecek. Belki gözünüzden bir damla yaş akacak, yüreğiniz sıkışacak, duygulanacaksınız hissettikleriniz karşısında. Belki biz ne desek az, ne yapsak hissedemeyiz,  işte bu yüzden acıyı çeken anlar sözünü yaşar Bosna. Unutmadık Bosna, unutmayacağız, sana yapılanları, kıyılan canları, baharında yok olan hayatları unutmayacağız.

Sen ayakta kal, yaşananlar kötü bir anı kalacak tarihte. Belki yaşatanlar hakettiğini bulamayacak ama bilirim ki Toprağında solan çiçekler bir gün baharı sana getirecek, inanıyorum. Bu güzel toprakları görün, belki içiniz acıyacak ama hayatlarına dokunarak onları daha iyi anlayabileceksiniz.