Odessa Gezilecek Yerler

Odessa gezilecek yerler bakımından Lviv kadar zengin olmasa da büyük bir geçmişe sahip. Burası Homeros’un Odessa destanını yaşadığı güzel topraklar. Şehre geldiğim de Yunanlılardan çokça iz görünce şaşırmadım değil tabi. Karadeniz’e kıyısı olan güzel şehir Odessa tam bir liman kenti. Sahile indiğiniz de bir çok yük gemisi görebilirsiniz. Kharkiv’den 16 saat süren yorucu bir tren yolculuğu sonrası kente varabildim. Şehre geldiğim andan itibaren tipik Rus şehri gördüm, tek farkı denize kıyısı olmasıydı. Odessa büyük binaların, büyük ve güzel parkların olduğu, nefis bir opera ve tiyatro binası olan güzel bir kent. 3 gün kaldığım şehir de keyifli anlar yaşadım. Kentin en işlek merkezi konumu ise Primorsky bulvarı ile Deribasovkaya caddesi arasın da olan yerler. Bütün keyifli mekanlar (kafe, restoran ve eğlence yerleri) bu bölge de yer alıyor. Özellikle bu bölge de ki mimariler dikkat çekiciydi.
Ukrayna’nın güneyin de yer alan Odessa, Lviv’den sonra beğendiğim en güzel şehri oldu benim için. Fiyat olarak Türkiye’ye göre uygun bir ülkenin şehrinde olduğunuzu söyleyebilirim. Yeme içme, kafeleri, ve market fiyatları bize göre gayet uygun.

 

Gezilecek Yerler : Şehrin kalbi tabi ki Deribasovkaya caddesi, bütün güzellikleri burada bulabilirsiniz. Burada geçirdiğim her vakit inanılmaz eğlenceliydi. Primorsky bulvarı ise genellikle yürüyüş için ve deniz manzarası ile ziyaretçilerin turladıkları bir yer. Şehrin simgesi ise Potemkin merdivenleri ama merdivenleri çalışma olduğundan dolayı göremedim :/ Her gezi de zaten illa bir yer eksik kalıyor. Primorsky ve Potemkin yan yana, hatta hemen yanların da Belvedere kolonları yer alıyor. Kolonların eski bir mazisi yok, her hangi bir yazı görmediğim için öyle olduğunu düşünüyorum. Primorsky bulvarının ortasında ise şehrin ilk kurucularından ve Odessa’nın ilk heykeli olan Duke De Richelieu bulunmakta. Daha önce evi olarak kullandığı daha sonraları özel koleksiyonları ile müzeye dönüştürülen Rus şair ve yazar Puşkin’in müzesini ziyarettim. Kesinlikle şehir de önerilerimden bir tanesidir. Deribasovkaya caddesinin başında yer alan ve şehrin en eski parkı olan Odessa şehir bahçesini ziyaret etmelisiniz. Burada hediyelik eşyalar satan Ukraynalı kadınların standları, parklar da dinlenen insanlar ve parkta tavla, santranç oynayanlara rastlayabilirsiniz. Şehrin hemen dışında yer alan yeraltı labirentlerini ziyaret edebilirsiniz. Şehir de yöresel uygun fiyatlı bir şeyler almak isterseniz Privoz marketi ziyaret etmenizi öneririm.

Ne Yenir : Ülkenin en meşhur yemekleri olarak Borş çorbası bilinir. Karalahana çorbasının özel sosuyla servis edilir, çokta güzeldir. Vareniki isimli mantıları ise efsane, çok çok severim. Glopsy isimli lahana sormaları ve Pelmeni isimli farklı mantıları yine önereceğim lezzetlerinden. Şehrin her yerin de Freshline isimli zincir aperatif salonlarını bulabilirsiniz. Ayrıca şehir de Mc Donalds gibi fast food dükkanı bulabilirsiniz.

Ulaşım : Tren istasyonu ve otobüs terminalleri şehir merkezinde, özellikle tren istasyonu ile Odessa’ya yakın şehirlere kalkan otobüsler burada bulunuyor. Odessa’dan eğer Moldova’ya gidecekseniz Kuzey garajını kullanmalısınız. Kharkiv’den 16 saatlik tren yolculuğu için 160 Grivna ödedim. Bu şehir de iki türlü taksi var, biri legal olmasına rağmen tamamıyla pazarlık usülü gitmenizi isterim yoksa, her yerde ki gibi fiyatları şişiriyorlar. Diğeri de telefonla çağırdığınız taksi, ülke de en öncelikle önerimdir. Gideceğiniz mesafenin ödeyeceğiniz ücreti önceden biliyorsunuz, bence bu çok adil ve doğru, tavsiyemdir.

Konaklama : Ben konaklama tercihimi hostelden yana kullandım. Kent merkezine yakın bir lokasyonda bulunan Loft hostel de kaldım. 1 gece için konaklama bedeli yaklaşık 15 TL ödedim. Seçeneklerinizin arasında hotel, ev kiralama ya da couchsurfing olarak yapabilirsiniz. Eğer kalabalıksanız ev kiralamanızı öneririm.

Dip not : Öncelikle uyarım marketten alacağınız su için. Sulara Voda deniyor lakin sular gazlı, az gazlı ve gazsız. Ben normal suyu 3. Denemem de bulabildim Siz de benim gibi bol bol gazlı su içmek istemiyorsanız görevliye danışın Mümkün olduğunca polisler ile karşı karşıya gelmemeye çalışın. Size sülük gibi yapışıp pasaport kontrolü sonrası bahşiş bahşiş diye tutturan tipler. Tabi bunu da aman bana dokunmasın diye alıştıran belli ki bizim vatandaşlarımız. Yapmayın kardeşim, arkadan gelenleri de düşünün.

Gezginin Ayak İzlerinden Öneriler : Benim için 2 günlük bir gezinin Odessa’ya fazlasıyla yeteceğini söyleyebilirim. Bir haftalık bir gezi planlıyorsanız yanına mutlaka Lviv’i eklemenizi öneririm. Şehrin en güzel ve eğlenceli caddesi olan Deribasovkaya’da zaman geçirmek harika. İstanbul’un İstiklal caddesi neyse Deribasovkaya da Odessa için odur. Tüm zamanı burda geçirmek bile keyifli olabilir. Bence gelinecek en güzel zaman dilimi Mayıs ile Eylül ayları arasındadır.
Tüm Dünya ülkelerine herzaman bulabileceğiniz ucuz uçak biletleri Tickets.com.tr adresinde.