Rusya’nın Kalbi Kızıl Şehir Moskova

Moskova’da  gezilecek yerler o kadar fazla ki  dünyanın en büyük ülkelerinden Rusya’nın kalbine geldiğinizi anlıyorsunuz. Vnukova havalimanına rağmen şehrin Domededovo ve Sheretmeyevo havalimanlarıda mevcut. İstanbul’dan her gün karşılıklı seferler mevcut. Ülkemiz ile Rusya’nın saat farkı ise yok ayrıca Türk vatandaşlarına vize uygulanmaktadır. Rusya (Son olaylardan sonra vize var kalkacak inşallah).  Vnukova havalimanından şehir merkezine gelmeniz için 2 alternatifiniz var, birincisi havalimanın hemen 150 metre kadar uzağındaki duraktan kalkan 611 numaralı otobüsler ile Yogo Zapadnaya metro istasyonuna kadar gelebilmek. Buradan metro ile devam ederek kent merkezi olan Kremlin’e ulaşabilirsiniz. Otobüs bileti 40 Ruble (1.85 TL) ve metro bileti içinse 50 Ruble (2.30 TL) ödemeniz gerekmekte.

Çok geniş ve trafiği çok hızlı akan yolları, temiz caddeleri, şehirde tek bir çeşmeye bile rastlayamam ve muhteşem mimarisi ile Kremlin meydanı benim ilk dikkatimi çeken izlenimler oldu. Tataristan, Özbekistan, Moğolistan, Kırgızistan gibi ülkelerin insanlarının Moskova’da bir çok işlerde çalışmasına şahit olabiliceksiniz. Türkiye’den çok turist çeken ziyaret noktalarından biri olacak ki her an etrafınızda yurdum insanının seslerini duyabilirsiniz. Ülkenin para birimi ise Ruble, 100 TL karşılığında yaklaşık 2.100 Ruble alabilirsiniz.
Bence bütün önemli yapılar Kremlin meydanı ve etrafında toplanmış, şehrinin kalbinin burası olduğunu düşünüyorum. 4 günde rahatça tadını çıkararak gezebilirsiniz ve size iyiki görmüşüm dedirtebilecek bir şehir Moskova. Kremlin sarayı ve meydanı şehrin en çok turist çeken ve kalabalık alanları, burası bolca zamanınızı alacaktır. Çünkü Rus tarihini ve mimarisinin yapıtlarını göreceğiniz yerdir. Meydana geldiğinizde kartpostallardan ve televizyondan gördüğünüz rengarenk Aziz Vasili Katedrali dikkatini çekecektir. Katedralin tam karşısında ise kızıl yapıda Devlet tarihi müzesi yeralmakta. Meydanın hemen ortasındaki Lenin mozolesi ve önünde devamlı nöbet tutan asker bulunmaktadır. Kapalı olduğu için ziyaret edemediğim yerde Lenin’in mumyalanmış halde yattığı söyleniyor. Ziyaret saatleri ise 10:00 – 13:00 arası. Meydanın kuzey duvarının önünde yanan ateş ve nöbet tutan askerlerin olduğu bölümde ise Meçhul Asker Anıtıdır.

Kremlin içerisindeki Büyük İvan Çan Kulesi, Katedral meydanı, 3 katedral ve müzeleri görmek için ise 500 Ruble (23 TL) ödemeniz gerekmektedir. Büyük alanda sadece bu yerler ziyaretçilere açıktır diğer konut ve saraylar ise halen Devlet yönetimi tarafından kullandığı için ziyaretçilere kapalıdır. Burada en çok dikkatimi çeken kopan parçası bile 9 ton olan İvan Çan’ı heybeti ve süslülüğü ile dikkatimi çeken Çar topu oldu. Saray içindeki katedralleri ve bahçeleri gezmenizi öneririm, ayrıca bahçeden Moskova nehrini izleyebilirsiniz. Kremlin meydanının surların hemen karşısındaki tarihi yapı Gum alış veriş merkezi dışarıdan baktığınızda saray gibi gözüksede aslında orası bir alışveriş merkezi yani avm. Kapısından içeri adım attığınızda insanın avm diyesi gelmiyor. Tarihi bir binayı avm olarak harcamışlar ilginç 🙂 . Gece ise ışıklandırması çok güzel görmenizi isterim. Kremlinin hemen alt tarafındaki Kurtarıcı İsa Katedrali,  Vatikan’daki Sistine Şapeli ile beraber bugüne kadar gördüğüm en sanatsal mimariye sahip yer. Yapımı ise 40 yıl süren kilise Dünyadaki en yüksek Ortodoks kilise olarak adlandırılıyor. İçeri girdiğinizde elinizde fotoğraf makinesi alınmıyorsunuz ve  fotoğraf çekmek yasak olduğunu belirteyim. Girişte ise x-ray cihazından aranarak geçiyorsunuz. Katedralin tam tersi istikametinde ise dünyanın en meşhur tiyatrolarından Bolşoy Opera Binasını mutlaka görmelisiniz.
Bolşoy opera binasının muhteşem mimarisi, yapının alınındaki Apollon Güneş arabasındaki heykel ise dikkat çekici. Ben gece ziyaret ettiğim için içeriye giremedim fakat dışarıda tiyatroya yansıtılan ışık oyunlarını görme imkanı yakaladım çok güzeldi. Sportivnaya durağına ulaşarak ziyaret edebileceğiniz Nododeviç Mezarlığı ve manastırı (manastır şuan restorasyonda olduğu için kapalı) şehrin görülmesi gereken en güzel yerlerinden. Girişte süslü yapısı ile dikkat çeken mezarlık eminim ki sizde benim gibi şaşıracaksınız. Mezarlık  bir sanat eseri gibi hemen hemen tüm mezarlarda bir birinden ilginç heykeller mevcut. Ana girişten girdiğinizde hemen öncelikli orta alana gelindiğinde sol tarafta göreceğiniz büyük üstat Nazım Hikmet’in mezarını. Mezarının önündeki ağaçta ise Türk bayrağı var, mezarında ise onlarca bırakılan notlar ve çiçekler. Mezarlıkta ayrıca Rus tiyatro yazarı Anton Çehov, Rus roman ve oyun yazarı Nikolay Gogol’un mezarlarını ziyaret edebilirsiniz. Mezarlık ise sabah 09:00 – 17:00 saatleri arasında açık bilginize.

Moskova Merkez Cami yaklaşık 7 yıllık bir restorasyon sürecinden sonra geçtiğimiz günlerde tekrar ibadete açılmış. Gerçekten etkileyici bir cami, 4 katlı ve yaklaşık 10.000 kişi ibadet edebiliyor. Dış mimarisi şehrin silüetine uydurulmaya çalışılmış olsada  iç mimarisi Osmanlı mimarisinden esinlenilmiş. Ben en çok kubbesindeki işlemelerden ve avizesinden etkilendim harikaydı. Kremlinden yürümek isterseniz Bolşoy tiyatrosunun hemen yanından hiç ayrılmadan direk 2 kilometre kadar yürüyünce sağınızda göreceksiniz, yada metro ile ulaşmak isterseniz en yakın istasyon Kültür park durağında inmelisiniz.
Şehrin en çok hoşuma giden caddelerinden biri Arbat caddesi ve sokağı. Özellikle Arbat caddesindeki büyük binaların gece ışıklandırmaları fantastikti. Arbat sokağı ise tam bir turistik cadde gibi gece kalabalık, sokak müzisyenleri, cafeler, resim yapan ressamlar, alışveriş dükkanları ile çok renkli bir cadde. Tıpkı bizdeki İstiklal caddesi gibi mutlaka dolaşmanızı isterim bu keyifli caddede. Kremlin sarayına yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Moskova’nın en güzel parkı olan Gorki parkı ziyaret etmelisiniz, turistlerin öncelikle ziyaret yerlerinden biri olan park heykelleri ve akşam kalabalığı ile keyifli zaman geçirebilirsiniz.

 

Aynı zamanda Kremlin sarayının hemen yanındaki Alexandry Parkta vakit geçirmenizi isterim, keyifli bir yer. Şehiri gezerken 7 tane birbirine çok benzeyen yüksek bina göreceksiniz, bunlar, Moskova Üniversitesi, oteller, Dış İşleri bakanlığı olarak kullanılmaktadır, mimarisi ise ilgi çekicidir.
Özellikle meydanlarda göreceğiniz ahşap tarihi süslü evler ise ilgi çekmekte, ve estetik olarak çok güzel durmaktadırlar. Son önerim ise metrolarını mutlaka ziyaret etmenizi isterim, gerçekten bir sanat eseri gibi, özellikle Novoslobodskaya, Komsoloskaya, Ploshad Revolutsii, Mayakovskaya ve Kievskaya istasyonları kesinlikle görülmeye değer. Moskova’da ulaşım gözlemlememi paylaşmadan önce dikkatimi çeken, şehir merkezlerindeki caddelerinin bir yönü 6 yada 7 şerit, ve yanınızdan geçen araçlar sanki yarış yaparcasına çok hızlı. Hoş bu kadar lüks ve milyarderin olduğu bir yerde aslında normal bir şey belki de. Karşıdan karşıya geçerken mutlaka alt geçitleri kullanmanızı öneririm. Şehirde özellikle metro ağı, tramvay ve otobüs ulaşımı çok yaygın. Uzak bir noktaya gitmek isterseniz önerim yürümenin haricinde metroyu kullanmak en akıllıcası. Metro ile yolculuk yapmak için metro girişlerindeki makinelerden 50 Ruble (2.30 TL)’ye bir binişlik, 100 Ruble (4.60 TL) ödeyerek 2 binişlik metro kartları alabilirsiniz. Otobüs biletleri ise 40 Ruble (1.85 TL) ödeyerek binebilir ya da 50 Ruble (2.30 TL) ödeyerek 90 dakika tüm otobüs araçlarında geçerli sınırsız kart alabilirsiniz.

 

Moskova’da Rus mutfağına özel ne yiyebilirim derseniz o da sadece kökeni Ukrayna’ya dayanan ama Rusya’da çok meşhur olan Borş çorbasını öneririm. Kırmızı Pancar, dana etli ile yapılan ve yoğurt sosu ile servis edilen çorbaya ben bayıldım denemenizi mutlaka öneririm. Dikkatimi çeken çokça İtalyan veya Çin restoranların çokluğuydu. Gece ise gözlemlediğim insanlar restoranlardan çok gece klüplerinde, Rus mutfağının olmadığını şimdi daha iyi anlıyorum Memlekette bir tane bile su içecek çeşme görememem beni hayrete düşürdü. Bir şişe su 50 ila 60 Ruble (2.30 TL – 2.60 TL) arasında satılmakta. Yerine göre pahalı bir şehir aslında Moskova. Yiyecek mekan önerim ise Moskova Merkez Cami’nin karşısında Simit House, işletme sahibi Türk börekten simite kadar ülkemizde özlem duyduğunuz herşey mevcut. Ayrıca Borş çorbasını orda denemenizi öneririm, ben bayıldım. Moskova’dan mutlaka diyebileceğim önerilerim ise, Kremlin meydanında gün doğumunda ve batımında Aziz Vasil Katedrali’nin renk cümbüşünü izlemenizi öneririm.

*Muhteşem mimarideki Gorki parkında zaman geçirin
*Vatikan’da Sistine Şapeli’nden sonra hayran kaldığım müthiş sanat işlemeleri ve vitrayları ile Kurtarıcı İsa Kilisesini görmenizi
*Alışveriş merkezinden çok bir sanat eserine benzeyen Gum alışveriş merkezini ziyaret etmenizi
* Lezzetini çok sevdiğim Borş çorbasını denemenizi
*Metro istasyonundan çok sanat eserine benzeyen metro istasyonlarını görmenizi
*Nododeviç mezarlığını ziyaret etmenizi
*Mimarisi ile ilgi çeken Bolşoy tiyatrosunda bir etkinliğe mutlaka katılmanızı
*Kremlin sarayını gezmenizi
*Arbat caddesinde dolaşın, güzel kafelere oturmanızı
*Kremlin meydanında keyiflice dolaşmanızı
*Kendinize hediyelik Matruşka almanızı
Ayrıca ben yapmadım ama kıvrılarak akan Moskova nehri üzerinde nehir turlarına katılabilirsiniz. Moskova gezilecek yerler dedi mi yapacağınız çok şey oluyor bu harika şehirde.

Görmeniz dileğiyle
Tüm Dünya ülkelerine herzaman bulabileceğiniz ucuz uçak biletleri Tickets.com.tr adresinde.