Saraylar Şehri Viyana

Viyana Avusturya’nın başkenti, Avrupa’nın en modern ve güzel şehirlerinden birisi. Her gün İstanbul’dan karşılıklı seferlerin yapılmakta. Bu gezi yazımda size Avrupa’nın en güzel şehirlerinden Viyana’yı anlatacağım. Muhteşem sarayları, harika parkları, büyüleyici tarihi, temiz şehri ile gerçekten keyifle gezdiğim bir şehir oldu Viyana. Viyana numaralandırılmış, 1. 2. 5. Viyana gibi, aşağıda okuyacağınız yazılarım genellikle merkezi konum olan 1. Viyana olarak geçmektedir.
Sabah vardığımda ise Viyana’nın dış bölgesinde indiğim için metroya atlayıp merkez bölge olan Stephansplatz durağında indim. Stephansplatz durağından çıktığınızda Aziz Stephan Bazilikası ile karşı karşıya kalacaksınız.

İlk durağım Aziz Stephan Bazilikası oldu, içeride kimselerin olmaması ise rahatça gezebilme ve gözlemleyebilme imkanı verdi bana. Bazilika geçirdiği yangın sonrası ise dış yüzeyindeki siyahlığı dikkatinizi çekecektir. Ama restorasyonlar ile eski haline döndürmek istiyorlarmış. İçeri girdiğinizde vitrayların büyüleyi renkleri, bazilika içerisinde farklı büyük heykelleri, zeminin yere baktığınızda içi hoş eden yüzeyi ile gerçekten Floransa Katedrali’nden sonra gördüğüm en büyüleyici olanıydı. İçeri girdiğinizde sol arkada tarafta alt kata iniş merdivenleri göreceksiniz. Buradan mezar odalarına gidiliyor, 5 € ödeyerek ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca Bazilikanın sağ tarafındaki kapıdan en uzun 67 metre uzunluğundaki kulesine çıkarak 4,5 €’ya Viyana’yı kuşbakışı izleyebilirsiniz.

Ayrıca katedralin hemen yanında tarihi at arabaları ile şehrin sokaklarında at nalı sesleri ile dolaşabilirsiniz. Bunun için 25 € ücret ödemeniz gerekmektedir. 8. günün sonunda hemen katedralin karşı sokağında hele şükür alıştığım serpme kahvaltıyı bir Türk restoranında buldum,  valla çocuklar gibi şendim. Kahvaltının fiyatı ise 9 €. Katedralin hemen bir alt sokağındaki en ünlü caddesi Graben caddesini gezdim sabah dinginliğinde. Çok güzel kafelerin, hediyelik dükkanlarının ve şık mağazaların olduğu caddede gezmek keyifliydi. Caddenin ortasındaki beyaz heykel ise vebadan hayatını kaybedenler için yapılmış. Şehir vebadan kurutulunca anısına heykeli yaptırmışlar. Caddenin hemen sağında ise girişi ve iç mimarisi beni etkileyen St. Peter Kilisesi oldu. Özellikle vitraylar ilgi çekiciydi. Caddenin sonunda solunuza doğru gittiğinizde yol sizi direk Hofburg sarayına götürecek.

Hofburg sarayı imparatorluk daireleri, gümüş koleksiyonu ve Sisi müzesi olarak üç bölümden oluşan şehrin diğer büyük saraylarından birisi. Saray’ı ziyaret etmek isterseniz kulaklıkla gezi 12,50 €, rehber ile 15,50 € (rehberli turun belirli saatleri var) ve Sisi bileti alırsanız 28 €, fakat önerim Sisi bilet ile hem Hofburg’u hemde Schörnburnn’u dolaşabilirsiniz. Dış mekandan daha çok fotoğraf alarak buradan ise Innere Stadt Caddesi’nden ilerleyerek önce tiyatro binasını ziyaret ettim. Şehirde görülecekler önceliği Belvedere sarayının yolunu tuttum. Önce Rus anıtını ziyarete ve oradan hemen arka tarafındaki diğer bir saray olan Belvedere’yi ziyarete geçtim. Saray ikiye bölümden oluşuyor, yukarı Belvedere ve aşağı Belvedere. Sarayın içini 10:00 -18:00 saatlerinde 20 € ödeyereK gezebilirsiniz. Belvedere’nin özellikle ön bahçesindeki düzenleme ise tam bir sanatsal çalışma, gerçekten dolaşmaktan büyük keyif aldım. Sarayın içinde fotoğraf çekmek yasak olduğu için maalesef giremedim, ama içerisinde Ortaçağ döneminin en ünlü sanatçıların tablo ve heykelleri sergileniyormuş. Günün son gezisini ise Viyana’nın hatta Avusturya’nın en güzel yeri denilen Schörnbrunn Sarayı’na yaptım. Karlsptlaz U-4 metro durağından aynı hattaki Schörnburnn durağında inerek hemen 100 metre yakınındaki saraya girişi yaptım. İçeri girdiğimde resmen büyülendim.

Girişten hemen sola doğru yönlenerek bir de 3.5 € cuk ödeyerek sarayın muhteşem bahçelerini gezdim. Öyle böyle değil vallahi 2,5 saatte ancak gezebildim, alabildiğine büyük. Bahçenin orasına iki seksen uzanıp zafer takını (Gloriette) ve bahçeyi gözlemledim. Bu arada sarayı ziyaret etmek isterseniz küçük tur 12,90 € , büyük tur 15,90 € ve rehber ile büyük odayı gezmek isterseniz 18,90 € ödemek zorundasınız. Ayrıca Sisi bileti yine burada da geçerli. 28 € ya tüm odaları ve Hofburg sarayını gezebilirsiniz. Şehrin en güzel yerlerinden biri Hunterwasser evleri çok ilgi çekiciydi. Şu anda durumu iyi olmayan vatandaşlara  belediye tarafından verilmiş. Şehre gelenlerin öncelikle uğradığı yerlerin başında olmuş burası. Şehri kuş bakışı izlemek isterseniz Osmanlı’nın bir zamanlar oraya kadar geldiği Kahlenberg’e uğrayın derim. Burası şehri gören hakim bir tepe. Osmanlı’nın o zaman alamadığı şehre bir de siz kuşbakışı bir bakın. Şehir merkezinden havaalanına gitmek için 3 alternatifiniz var. Birincisi Havaalanı otobüsleri (shuttle)  ile 8 € ödeyerek , diğeri banliyö treni ile yaklaşık yarım saatlik bir yolculukla 4€ karşılığında varabilirsiniz. Son seçenek ise benim gibi  Landstrabe durağından kalkan Cat (City Airport Train) isimli hızlı trenlerle 12 € karşılığında 15 dakikada havaalanına geçebilirsiniz. Seferleri ise karşılıklı olarak  yarım saatte bir yapılmakta.

Viyana temiz şehir yapısı, harika mimarisi, güzel kafeleri, büyük gösterişli sarayları ve parkları ve muhteşem sanatıyla gerçekten nefis bir şehir. Zaten yaşanılacak şehirler tertiplendiğinde bilin ki ilk üç şehirden  biridir Viyana. Hakkını fazlasıyla vermek lazım bu güzel şehrin. Evet pahalı aslında, metro 2.2 € (yaklaşık 7 TL), su 1.5 € (4.5 TL) en uygun magnet bile 5 € (15 TL), buda yaşam standartının ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor aslında (şehirde en uygun kahveleri Mac cafelerde içeceğinizi hatırlatayım). Görülmesi gereken güzel bir şehir. Şehrin en can alıcı yerleri kesinlikle 1. Viyana dedikleri bölge ve buralardan Schörnburnn hariç tüm sarayları dahil her yer yürüyebileceğiniz mesafede. Keşfetmelisiniz.
Tüm Dünya ülkelerine herzaman bulabileceğiniz ucuz uçak biletleri Tickets.com.tr adresinde.